ÖNSÖZ

Ermeni sorunuyla ilgilenmeye, Türk Tarih Kurumu’nun 1980 yılında yayınladığı “Ermeni Terörünün İç Yüzü” adlı broşürü okumayla başladım. Aradan geçen konuyla ilgili kitapları okudum. Okuma arttıkça konuya eğilmem araştırmaya dönüştü ve son altı yıl içindeki çalışmalarım beni, başladığım “Sözde Ermeni Soykırımının Gerçek Yüzü” adlı ilk kitabımın yayınına dek götürdü.
24 Nisan 2005 tarihinde, Atatürkçü Düşünce Derneği Ödemiş Şubesince basılan 125 sayfalık bu kitap, aldığım övgülerle beni daha ileri araştırma yapmaya zorlamıştır. Elinizdeki kitabın ana teması; 1071’lerden bugüne Anadolu’daki Türk Ermeni ilişkilerini, yabancı belgelerle ele alınmasıdır. Ayrıca, 20.yüzyılın başındaki olayları yaşayan askerlerin saptamalarını, devlet adamlarının anıları ile tarafsız olduğu bilinen yabancı tarihçilerin ve bilim adamlarının araştırmalarına bu kitapta yer verdim.
Bu kitap, Türk ve Ermeni toplumlarına kin, ölüm ve ayrılık tohumlarını eken Ermeni kiliselerinin ve Ermeni çetelerinin bildirilerini ve o acılı günleri yansıtan yabancı gazete haberlerini içermektedir.
Kitabımın en önemli bölümlerinden biri ise; Atatürk’ün “Anadolu’da Ermeni eylemleri ve Tehcir” konusundaki teşhis ve sezilerini bulunduğu bölümlerdir.
Türkler, 90 yıldır “Sözde Ermeni Soykırımı” ile suçlanırken, Türk Tarih Kurumu’nun arşivlerinde belgeli olan 518105 Türkün yitirilmiş olmasından hiç söz edilmemiştir. ABD Louisville Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Justin Mc Carthy, TBMM’de 24 Mart 2005 günü verdiği konferansta; yukarıdaki belgeli Türk kaybından bahsettikten sonra, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki tüm Türk kaybının 2,5 milyon olduğunu bildirmiştir.
Lozan Antlaşması’nın 82. yılında ve “Sözde Ermeni Soykırımı”nın 90. yılında, İsviçre’nin Winterthur kentinde bulunmam benim için bir onurdu. Bu kent, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu’nun “Ermeni soykırımı yoktur” dediği için Kırmızı Bültenle arandığı yerdir. 24 Temmuz 2005 günü, Lozan Anlaşması’nın yapıldığı Chataeu d’Ouchy önünde 3000 kişiyle beraber “Lozan 2005” Mitingine katıldım. Lozan Antlaşmasının yapıldığı Beaurivage Palage’deki “Lozan Kurultayı”nda, 500 kişiyle beraber; “Ermeni soykırımı yoktur. Bu bir uluslararası yalandır” diye bağırmanın onurunu yaşadım.
Şimdi de, 1519 Mart tarihleri arasında Berlin’deydim. “Büyük Proje 2006, Talat Paşa Harekatı”yla “Her Yer Lozan“ demek için Almanya’daydık. Alman hükümetine ve Ermenilere rağmen miting ve 3 kurultay yaptık. “Ermeni soykırımı yoktur. Bu bir uluslararası yalandır” diye bağırmanın keyfiyle yurda döndük. Lozan’dan sonra Berlin’de de saygın Atatürkçüler önünde konuşma yapmak unutulmaz anlar ve anılar olmuştur.
Tarihi Gerçekleri 90 yıldır saptıranlara, Değerli Hukukçu Emin Değer ‘Tarihe Not Düşürmek’ başlıklı yazısında şöyle cevap veriyordu; “Soykırım yapmamış bir ulusun bireylerinin bilgisizliğinden, bilenlerin de ilgisizliğinden yararlanarak yerel karşılıklı öldürme olaylarını soykırım olarak yansıtan kimi aydınların yol açtığı suçluluk psikozuyla hareket etmeyen her sağduyulu insanın, savunma değil hesap sorma konumunda olması gereken günlerdeyiz.” Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünde; Ermeni konulu bir milyon belge varken, bu kitapta yabancı belgelerle Türk-Ermeni sorununu yukarıda tariflenen bilinçle hesap sorma görevini yerine getirdim. Bu araştırmayla, yüze yakın eserden faydalanarak elde ettiğim 414 yabancı kaynakça ile “Ermeni Soykırımı Yoktur” diyorum. “Büyük Proje 2006 Berlin, Talat Paşa Harekatı” anısına yayınladığım, “Yabancı Kaynaklarda Türk-Ermeni İlişkileri (1071-2006)”adlı kitabımı sizlere sunuyorum.

Ahmet GÜREL
20 Mart 2006-İZMİR