YENİ DÜNYA DÜZENİ
Deniz Som
-  Cumhuriyet - 26.09.1999

Kuvayı Milliye Yayınları'ndan çıkan “Bitmeyen Oyun, Türkiye'yi Bekleyen Tehlikeler” çalışmasıyla tanıdığımız Metin Aydoğan, bu kez iki ciltlik “Yeni Dünya Düzeni, Kemalizm ve Türkiye” başlıklı kitaba imza attı.

Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği'nin Büyük Onur Ödülü'nü alan ve Otopsi Yayınevi'nin yayımladığı son çalışmasında Metin Aydoğan 20. yüzyılı sorguluyor:

“İngiltere Büyükelçiliği Müsteşarı Holer , 27 Ağustos 1919'da Londra'ya gönderdiği gizli raporda; ‘Kürt sorununa verdiğimiz önem Mezopotamya bakımındandır. Kürtlerin durumları beni hiç ilgilendirmez' diyordu. Bu yaklaşım, Batılıların işbirlikçilerine karşı uyguladıkları geleneksel ortak davranış biçimidir. Dün, Irak'ta Berzenci , Türkiye'de Şeyh Sait nasıl kullanıldıysa aynı ülkelerde bugün, Barzani-Talabani ve Apo öyle kullanılıyor. 1930'larda İngilizler Mahmut Berzenci'yi kullandıktan sonra nasıl terk ettiyse, bugün aynı şeyi ABD Apo'ya yapıyor.”

“Batılılar, Türkiye'ye karşı sadece Kürtleri kullanmadılar. Sömürgecilikten edindikleri deneyimlere dayalı olarak; tutucu geleneklerden, dinsel ve mezhepsel inançlardan ve her türlü gerilikten yararlandılar.”

“Yüzyılın başlarında Almanya, Türkiye üzerindeki etkisini arttırmak için İslam dinini yoğun olarak kullandı. Anadolu'da 1919-1938 yılları arasında 12 Kürt ayaklanması ortaya çıkarken, sadece Kurtuluş Savaşı içinde, irili ufaklı ve büyük çoğunluğu dış kaynaklı ve din motifli, 60 gerici ayaklanma meydana geldi.”

“İşgal altındaki İstanbul'da her şeyi, para ve ihanet belirliyordu. Emperyalist devletlerin bugün Türkiye'de 1919 İstanbul'undan daha çok adamı var ve bunlar artık sadece gönüllü yerel unsurlar değil. Kapsamlı programlarla yetiştirilmiş ücretli görevliler, toplumsal yaşamın her alanında eğitim aldıkları yerlere hizmet veriyorlar.”

“Sınırsız mali kaynaklar, yasal ya da yasal olmayan yollarla, dışarıyla bağlantılı din motifi örgütlere aktarılıyor. Kayıt dışı ekonomi, kara para ve uyuşturucu trafiği neredeyse açık biçimde bütün hızıyla devam ediyor.”

“Türkiye'nin 102.7 milyarı dış, 51.3 milyarı iç olmak üzere 154 milyar dolar borcu var. Özellikle Gümrük Birliği'ne girdikten sonra dış ticaret açığı çığı gibi büyüdü. Türkiye'de ulusal sanayi ortadan kalkmak üzere. Vitrinler halkın bakmakla yetindiği ithal ürünlerle dolu.”

Aydoğan, kapsamlı çalışmasında Yeni Dünya Düzeni'ni tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.

Gerçeği görebilenler için!